• Osmanli Naksibendi Hakkani

Şeytan Müminleri Raydan Çıkarmak İçin Şimdi Daha Çok Çalışıyor


BismillahirRahmanirRahim

Nefs desteğini şeytandan alır. Şeytan yoksa nefis zaten güçsüzdür, topaldır. Nefsini birazcık da olsa alaşağı edebilmen, Ramazan ayında daha kolay hale gelir. Nefis şeytan tarafından yetiştirilmiş olabilir fakat öğretmeni gitmiştir. Artık yalnızca sen varsın. Sadece sen de değilsin, o mübarek ay da orada. O Rahmet ayıdır, o bereket ayıdır. Melekler aşağı inerler, EvliyAllahlar her zaman oradalar, sen müminlerin topluluğundasın. Herşey sadece vuruyor, vuruyor, vuruyor, vuruyor, nefsini yere vurup seriyor. Çünkü nefsinin hayat desteği orada değildir. Nefsin hayat desteği nedir? Şeytan. Fakat şimdi (Şevval Ayı'nda) hayat desteği oradadır. İşte bu yüzden Şevval ayında tutulan oruç içim çok çok büyük mükafat alırsın. Çünkü Peygamber Efendimiz (asvs) Ramazan'da otuz gün oruca karşı olarak bu altı günde oruç tutmanın ne kadar zor olduğunu biliyor. Anlıyor musun?

Altı gün oruç tutmak daha zordur. Çünkü şeytan oradadır, özellikle de bugünlerde bu sünneti yerine getirmemiz çok zordur. Sünnet, bayramın ertesi günü hemen durmadan altı günü tutmaktır. İyidir, fakat eğer misafirin geliyorsa veya misafirliğe gidiyorsan vs.. vs.. vs.., azıcık da zordur. Fakat Şevval ayında oruç tutun. Şevval ayında altı gün oruç tutunca, sadece altı gün, sanki tüm sene oruç tutmuş gibi olur. Bütün sene oruç tutmuş gibi aynı mükafatı alırsın. O yüzden evet biraz zordur. Çünkü şeytan ve şeytani insanlar biraz daha enerji alırlar. Fakat ona karşı ne kadar çok savaşırsan, daha çok uyanık olursun ve makamın da daha yükselir. Daha çok bereket alırsın, daha çok anlayış gelir, daha çok açılır. Bazı yönlerden belki sana Ramazan ayından daha çok açılır. Çünkü birazcık daha anlarsın. Neyi anlarsın? Şeytanı.

Ramazan ayında nefsini daha çok anlıyorsun. Şimdi ise, "Ah işte bu şeytan," diyorsun. Daha da fazla anladığında, o zaman, "Ah, bu dünya," dersin. Farklı şeydir. "Ah, bu benim arzum." Bunlar farklı şeylerdir.

Şimdi farklı kategoriler üzerine, aralarındaki belli başlı ve ince farklar nedir ders vermek istemiyoruz. Hayır. Pek gerek yok. Fakat bileceksin, devam ettikçe, tecrübe ettikçe, azıcık daha anlıyacaksın. İşte bu yüzden bu ayda şeytan bizi raydan çıkarmak için daha çok çalışacak. Neden? Çünkü yetmiş günden az bir zamanda Kurban Bayramı gelecek, feda etme Bayramı. Ve gerçekte Kurban Bayramı Ramazan'dan daha büyüktür. Daha mübarektir. Haccın bitimini gösterir, İslam'ın şartının beşinci şartı, bu dünyada oluş gayemizin bitimi, ki o nedir?

İnne salati ve nusuki ve mahyeye ve mameti lillahi rabbil alamin - Herşey, dualarımız, ibadetlerimiz, hayatımız ve ölümümüz sadece Allah (svt) içindir.

Çünkü Hacc'da ihram giymen, "Bu dünyadan öldüm," demenin bir provasıdır. Sadece nefsin için değil, Ramazan ayında, sadece şeytan değil, fakat dünyadan ve arzulardan da, "Ben ölüyüm, ihramı giyiyorum. Kefeni giyiyorum. Bu benim cenazem. Mahşerde, Kıyamet Günü'nde Allah (svt)'nın huzurunda bunu giyeceğim, ne üstümde ne de yanımda hiçbir şey yok."

Hacc hakkında, feda etme hakkında biraz düşünmeye başlarsak... O güne bakmayın. Tabii ki şimdi insanlar Haccı hiçbir manası olmadan sadece bir kutlama olarak görüyorlar. Harameyn'de olsun veya olmasın, sadece et yemek için bir fırsat olarak görüyorlar. Herkes zaten her gün et yiyiyor. Kurban edilen hayvana bakıp da senin için hayatını feda ettiğini görerek bir bağlantı kurmak yok. O hayvan nasıl itaatkar olup bizim için canını veriyorsa, biz de tıpkı onun gibi söz veriyoruz. Biz itaatkar olup canımızı Allah (svt) için veriyoruz. O gün Allah gözünde en sevgili şey o hayvan kanıdır, kurban kanıdır, o kanın akmasıdır. Allah için değil; Allah'ın ona ihtiyacı yok. O akan kan bizim içindir. Onun neden gerekli olduğu konusunda pek çok sır vardır. Çünkü şeytan, nefis ve dünya daima daha çok kan, daha çok kan, daha çok kan, daha çok kana ihtiyacımız var diyecektir. Bu gerektiği gibi yapılmadığında kurbanlık başka insanlar bulacaklar. Anladın mı?

Bunun üzerinde biraz daha kafa yorduğunda anlarsın. O zaman şeytan bize yaklaşmakta zorlanır. O zaman Ramazan'ın derslerini alır ve ileri doğru devam ederiz. Sadece "Ah keşke Ramazan olsaydı. Keşke oruç tutabilseysim. Keşke..' diyerek değil. Hayır, devam et.

Ramazan'dan sonra ne gelir? Dün dediğim gibi, Ramazandan sonra ne gelir? Kurban Bayramı. Ona hazır ol. Üç ayın yok. İki aydan az bir vaktin var. Ona hazırlan. Kurban'dan sonra ne var? Muharrem var, Yeni Yıl ve Aşure; en mübarek zaman. Ona hazır olmak... Yenı Yıl geliyor. Aşureden sonra ne var? Mevlid, Peygamber Efendimiz (asvs)'ın doğduğu gün. Şimdiden hazırlan. Ondan sonra Receb, Şaban, Ramazan, devam ediyor.

Peki Müslümanlar ne ile meşguller? Noel. Noelden sonra, Yeni Yıl. Yeni Yıldan sonra sevgililer günü. Sevgililer gününden sonra ne? Paskalya. Paskalyadan sonra? Leprikon günü? Bir de tam olarak biliyorlar, "Leprikon günü Paskalya'dan önce değil, sonra," vs.. vs.. vs.. Ben bilmiyorum bunları. Fakat Başkanlık Günü, büyük indirim günü, sonra öyle devam ediyor, 4 temmuz, sonrasında cadılar bayramı... Anlıyor musun? İnançsızlığın takvimi vardır. Tüketim çılgınlığının bir takvimi vardır. Kapitalizm için bir takvim vardır. Arzularının takvimi vardır. Bu dünyanın takvimi vardır. Bir de İlahi takvim vardır. Siz İlahi takvim ile meşgul olun. O vakit gerçekten ilerleme kaydedebilirsin.

İnsanlar, "Ah hatırlıyor musun geçen Leprikon gününde, şunu yaptım, bunu yaptım," diyorlar. Bunu işaretlemek yerine, Mübarek günü işaret koyacaksın. İşte o zaman ilerlersin. O zaman, "Tamam," diyeceksin, "Ramazan bitti. Şimdi Kurban var. Şimdi ona hazırlanmalıyım. Kendimi biraz temizlemeliyim. Kendimi Hacca hazırlamalıyım." Bunun manası budur. Fiziksel olarak orada olursun ya da olmazsın, ama bu o niyeti edeceksin. "Bayramdan hemen sonra Hacca gitmeye niyet ediyorum. Ve şu andan itibaren, sanki Hacca gitmek için bilet alıyormuşum gibi olacak. Kendimi hazırlayacağım. Kendime dikkat edeceğim, kendimi temizliyeceğim." Neden? Çünkü günümüz Müslümanları Hacca hazırlanmayı sadece bilet almak sanıyor, en iyi fırsatı yakalayıp, Arafat'da köfteleri ve biryanileri yediğinden emin olmak, klimalarının olduğundan emin olmak sanıyorlar. Hacca hazırlanmaları böyle. Hacca hazırlanmak bu değildir. Bu sadece senin nefsin için.

Allahın Evi'ne gidiyorsun, Allah fiziksel görünüme bakmayacak. O buraya bakacak (Şeyh kalbi işaret ediyor). Sen Peygamber Efendimiz (asvs)'ın huzuruna gidiyorsun. Kendini ona hazırladın mı? Fiziksel olarak gitsek de gitmesek de, bir mümin her sene orada olmaya niyet eder. O vakit onun nimetlerini kaçırmazsın. Sonra Muharrem, Aşure. Böyle devam eder. Anlıyor musun?

Biz bunu biliyoruz da şeytan bilmiyor mu zannediyorsun? Tabii ki şeytan bunu biliyor. Ve şimdi şeytan, "Tamam," diyor, "Hacc geliyor. Şimdi onları Hacca karşı birşeyle kandırmalıyım. Onları meşgul etmek için onlara başka birşey vermeliyim." Ona karşı savaşmamız gerek inşaAllah.

Bizler mümin olmaya çalışıyoruz. Yapmaya çalıştığımız şey bu. Peygamber Efendimiz (asvs)'ın bize gösterdiği yol budur. Eğer kendini başka bir hayat tarzına bağlamak istiyorsan herkes istediğini yapmakta hürdür. Fakat hiç kimse özgür değildir, ne sen, ne de ben, hiçkimse hareketlerin sonucundan muaf değildir. Allah beni affetsin ve size rahmet eylesin, inşAllah er-Rahman.

El-Fatiha.

Şeyh Lokman Efendi Hz.

Sahibul Sayf Şeyh Abdülkerim El-Kıbrisi'nin (ks) Halifesi

Osmanlı Dergahı, New York 4 Şevval 1437 8 Temmuz 2016

Sohbetin İngilizce aslınının metnine buradan ulaşabilirsiniz.

#ŞeyhLokmanEfendi #RamazanAyı #ŞevvalAyı #KurbanBayramı #Hac #Oruç

0 görüntüleme

OSMANLI NAKŞİBENDİ HAKKANİ DERGAHI

© 2020 Osmanlı Nakşibendi Hakkani Dergahı

 

  • Instagram
  • Facebook
  • YouTube