• Osmanli Naksibendi Hakkani

Muharrem: Allah Yolunda Fedakarlık


BismillahirRahmanirRahim

Tarikatına sohbet fil hayri min cemiyet.

Bu tarikat, Cemaat üzerinedir. Cemaat ile birlikte, imanınızı nasıl yaşayacağınızı öğrenirsiniz. Cemaat olmadan, nasıl yaşayacağını bilmediğin bir imana sahip olursun. Sonrasında da kendi yaşadığın hayata, kendi yaşam tarzına inanmaya başlarsın. Eğer inandığın şekilde yaşamıyorsan, bir gün yaşadığın şeye inanmaya başlarsın. ‘Benim hayatım da bir şekilde İslami’ diyerek, bahaneler bulmaya başlarsın. Çünkü o zaman İslam, genel bir fikre göre olur. Ahir Zaman’da bu karışıklıktan, bu hale gelmekten kendinizi sakının.

Bu yıl geçti. Ümmet olarak bu yılı nasıl geçirdik? ‘Ruhsal olarak nasıl olduğundan hiç bahsetmeyelim. O bireyseldir.’ diyenler var. Eğer bireyler, cemaat içindeki rollerini ve yerlerini anlamıyorsa, birey olmanın anlamı nedir ki? O yüzden insanlar Allah aşkından, Allah ile olan ilişkiden bahsediyor, ‘Sadece Allah’ diyor; ama bu Ümmet’in, Şeytan ve Deccal yüzünden nasıl acı çektiğini anlamıyor.

O halde Rabbimizle ilişkimiz nasıl olmalı? İnananlar tek bir vücut gibi olmazsa, bir bölümün çektiği acıyı, tüm vücut hissedebilir mi? Hiçbir acı hissetmiyoruz. Eğer acıyı hissetsen, ondan bahsedersin. Öyleyse, nasıl ümmet olduğumuzdan bahsediyorsun? Ümmet olarak bu yılı çok iyi geçirmediğimizi anlamak için, dahi olmaya, âlim ya da Evliya olmaya gerek yok. Kanıtı ortada. Bu yıl, geçen yıldan daha kötü. Önümüzdeki yıl daha da kötü olacak. Kesin bazı sorunları çözecekler; ama o sorunların yerine, on kat daha fazla yeni sorun çıkacak. Bir sonraki yıl, on kat sorunu çözecekler, o zaman yüz kat farklı sorun daha çıkacak.

Bu içinde yaşadığımız zamanın özelliği. Ruhsallık arayanlar; ‘Bu sadece benimle Allah arasındaki ilişki.’ diyenler, siz en bencil olanlarsınız. Çünkü Peygamber Efendimiz (sav) , Hira Mağarası’ndan geriye döndü. Miraca çıktıktan sonra, tekrar geri döndü. Adil olanı, Adaleti getirmek için; herkesin hak ettiği haklara sahip olması için geriye döndü. Peygamberimiz’in (sav) Veda Hutbesi’nde söylediği birçok şey, birbirine dikkat etmek, birbirinin hakkını göz etmek üzerine. Kadının hakkını göz etmek üzerine, yetimlerin hakkını göz etmek üzerine. Seslerini duyurma fırsatı olmayanların haklarını göz etmek üzerine. Kimsenin ırkı, ailesi yüzünden birbirinden üstünden olmadığını bilmek üzerine. Allah’a yakınlığının ölçüsünün, sadece Takvayla ilişkili olduğunu bilmek üzerine. Sadece etrafındaki insanları önemseyerek değil; Allah’ın Rahmeti’nin insanlara ulaşmasını engelleyen şeyin, bu zamanda ne olduğunu anlamalıyız; bu zamandaki fitnenin nasıl rahmeti alıp, yerine zulmü yerleştirdiğini bilmeliyiz. Anlamak zorundasınız. Anlamalısınız ki bizler, Deccal’in zamanında yaşıyoruz.

O halde, hangi tarafta olduğumuzu bilmemiz gerek. Bu zamanda herkes tarafsız olmaktan çok mutlu. Biz Hak yolda ayağa kalkmalıyız. Ve eğer Hak yolundaysak, korkmamalıyız. Ellerimizle değiştiremeyiz, dilimizle değiştiremeyiz; ama kalbimizle değiştirebiliriz. Ve o güç sahibi olanlar, en azından söylemeli; söylemiyorlar, o sorumluluğu taşıyorlar, o yükü taşıyorlar. Bize o sorumluluk verilmedi. Bizi kim dinleyecek? Orada, burada birkaç kişi; ama o sorumluluğu taşıyanlar, konuştukları zaman tüm dünya onları dinliyor; eğer Hak için ayağa kalkıp, ‘Bu hak, bu Batıl; Batıl ile birlikte olmayın.’ demiyorlarsa; sorumluluk onlarda, bizde değil. Kendi ruhsallığınla çok meşgulsün, ama Hak ve Haksızlığın ne olduğunu bilmiyorsun; o zaman günlük hayatında bir zalim olma olasılığın var. Kendini iyi hissettiğin ölçüde ruhsal ol; bir fısıltı duydun, yükseldin; ama bir kere etkisi geçtiğinde ya da sana biri biraz dokunduğunda, en yırtıcı aslan kesilip, karşındakini yutmaya hazır hale geliyorsun.

Bir yıl daha geçti. Elbette ki bireysel olarak kendimize bakmalı, görmeliyiz. Eğer kendini ‘Bir yıldır Rabbime hizmet etmek için biraz daha çabalıyorum’ diye görüyorsan, mutlu ol. Yıl boyunca fırsatlar, bizim hizmet etmemiz için daha da fazla açıldıysa sevin, mutlu ol. Eğer kendini, gerçekten hizmet için çabalamıyor, sadece kendi hayatın için, kendi çıkarların için çabalıyor olarak görüyorsan ve eğer müritsen, çok fazla sevinme. Yanlış olduğunu bildiğin bir sürü şeye sahipsen, onlardan kurtulmaya çalışıyorsan, bir şekilde biraz kontrol sağladın ve bizim pusulamızı, Şeyhimizi izliyorsan, sevin. Eğer hala kurtulamadığını, daha da kibirli, daha da inatçı olduğunu görüyorsan, devam etmek için daha fazla bahane bulmaya çalışıyorsan, o zaman uyanman gerekir.

Eğer durum değişmiyorsa, ilerleme yoksa yılın bitmesine birkaç gün varken uyanmalı, kendimize gelmeliyiz. Çünkü Allah (svt) bize bu gireceğimiz zamanların, bağışlanma zamanı olduğunu gösteriyor. Özellikle bu Ümmet için, bağışlanmanın Hak için ayakta durmanın büyük bir fedakârlık gerektirdiğini ve Hak yolda feda edebilmemiz gerektiğini gösteriyor. Çünkü bu günler Muharrem Ayı’nın günleri, Aşure günleri. Allah (svt), Aşure günleri olduğu için, rahmetini geçmişteki ümmetlere daha fazla gösterirdi. 10 Muharrem Aşure günü, ümmete, Peygamber Efendimiz’i (sav) izleyenlere, Ehli Beyti izleyenlere, Hak için ayağa kalkmamız gerektiğini, korkmamız gerektiğini özellikle gösteriyor. Dünya’nın sevgisine kapılma ve ölümden korkma. Bu dünyaya olan, bu ümmete olan en büyük şey bu; Peygamber Efendimiz (sav) söylüyor, ‘Dünya sevgisi ve ölüm korkusu’.

Allah bizim imanımızı kuvvetlendirsin, dik duralım ve Şeyhimize hakkıyla tutunabilelim inşaAllah. Bu kadarı yeterli, Allah’tan önümüzdeki yıl için bağışlanma diliyoruz, bizleri Şeyhimize, Peygamberimize ve O’na karşı daha iyi kullar haline getirmesini istiyoruz inşaAllah-u Rahman. Bizi bağışla, Gelmiş ve geçmiş olanları, göçmek üzere olanları ve gelecek olanları bağışla; ümmetimizi bağışla Ya Rabbi. Bizim için kolay kıl Ya Rabbi. Bu dünyayı kurtaracak olanı yakında gönder, bizi onlarla beraber kıl ya Rabbi.

Ve min Allahu Tevfik.

El Fatiha.

Şeyh Lokman Efendi Hz.

Sahibul Sayf Şeyh Abdülkerim el-Kıbrısi el-Rabbani (ks) Halifesi

Osmanlı Dergahı, New York

27 ZulHicce 1437 29 Eylül 2016

#Muharrem #ŞeyhLokmanEfendi #AşureGünü

78 görüntüleme

OSMANLI NAKŞİBENDİ HAKKANİ DERGAHI

© 2020 Osmanlı Nakşibendi Hakkani Dergahı

 

  • Instagram
  • Facebook
  • YouTube